Sıkça Sorulan Sorular

"Ülkem İçin Projesi”nin 2012-2015 uygulaması nedir?

"Ülkem İçin” projesi kapsamında 2012-2015 yıllarında, Alternatif Yaşam Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile birlikte, “Ülkem İçin Engel Tanımıyorum” diyerek iş hayatında ve sosyal hayatta engellileri bireylerin hayatlarında kalıcı bir etki yaratmak için destek olacak uygulamalarla rol model olmak ve engelliler konusunda toplumsal bilincin ve duyarlılığın oluşturulması hedeflenmiştir. Proje, her “Ülkem İçin Projesi’nde olduğu gibi, Şirket ayağı ve Bayi Ayağı olmak üzere uygulanmıştır. Üç yıl boyunca Koç Topluluğu tarafından yürütülenÜlkem İçin Engel Tanımıyorum Projesi’nde; · engellilik konusunu bütünsel bir bakış açısıyla ele alarak faaliyet gösterilen alanlarda fiziki şartların iyileştirilmesi, · engellilik konusundaki ihtiyacı göz önünde bulunduran bir yaklaşımla ürün ve hizmet geliştirmeye odaklanılması ve “Herkes İçin Tasarım” konseptiyle ürün ve hizmetler üretilmesi · bu bilinci yerleştirmek için “Engelliliğe Doğru Yaklaşım” eğitimlerinin tüm Topluluğa yayılmasının yanı sıra Topluluk dışına da eğitimlerin taşınıp öncü bir rol üstlenilmesi hedeflenmiştir.

"Ülkem İçin" Projesi “Engel Tanımıyorum” uygulamasının amacı nedir?

“Ülkem İçin Engel Tanımıyorum” uygulamasında engellilerin iş hayatı ve sosyal hayatta yaşam kalitelerinin iyileştirilmesine destek olacak uygulamalarda rol model olmak ve engellilik konusunda toplumsal bilincin ve duyarlılığın oluşturulmasını sağlamak amaçlanmaktadır. Bu amaçla “Engelliye Doğru Yaklaşım” eğitimleri verilecektir. Bu eğitimlerin tüm Koç Topluluğu çalışanları, bayileri ve kamuoyu arasında yayılmasını sağlayarak, bu konudaki toplumsal farkındalığı artırmak ve şirket ve bayi ağında bu bilinci yerleştiren uygulamalara ilham verilmesi hedeflenmektedir.

“Ülkem İçin Engel Tanımıyorum” Projesi’nde bugüne kadar neler başardık?

Proje hedefleri doğrultusunda; şirketlerimizde 2433 adet “Engelliliğe Doğru Yaklaşım” eğitimi, AYDER’in farklı engel gruplarına sahip eğitmenleri ve 372 gönüllü çalışanımız tarafından verildi. Koç Topluluğu şirketlerinde, bu eğitimlere, 103.482 kişi katıldı. %70’lik hedef %140’a ulaşılarak aşıldı. Şirketlerimizin İnsan Kaynakları prosedürleri de engelli bireylere yönelik olarak yeniden düzenlendi. Projenin diğer hedeflerinden biri olan “Şirketlerin, bayi, şube ve mağazaların ‘Engelli Dostu’ hale getirilmesi” konusunda 1.361 farklı çalışma gerçekleştirildi. Ayrıca, Ford Otosan, Arçelik, Opet, Beko, Koçtaş, Divan ve Tofaş yeni açılacak bayi, mağaza ya da şubeleri için bayi prosedürlerine «Engelli Dostu Olma» maddesini ekledi. Bu çalışmaların bir örneği Ford Otosan Yeniköy fabrikasının “Engelli Dostu” olarak inşaa edilmesi oldu. Üçüncü hedefimiz olan engelli bireylere yönelik ürün ve hizmetler geliştirilmesi konusunda ise engelli bireyleri ötekileştirmeden “Herkes İçin Tasarım” konsepti benimsenirken, diğer yandan şirketlerimiz gerek birbirleriyle, gerek Sivil Toplum Kuruluşları, gerekse resmi kurumlar ile işbirliği içinde projeyi destekleyici birçok sosyal sorumluluk çalışmasını hayata geçirdiler. Bu çalışmalardan birkaçını örneklemek gerekirse:Arçelik, engelli dostu ürünlerin Ar-Ge aşamasını tamamladı. Arçelik’in pişirici cihazları, çamaşır makinesi, buzdolabı, tv, kurutma makinesi, bulaşık makinesi engelli dostu olarak geliştirdi. Ayrıca mevcut ürünlerinde de iyileştirme çalışmaları yapıldı.Otokar, Doruk serisi araçlarda ve Kent serisi otobüslerde Braille alfabesi kullanımını devreye alındı. Yapı Kredi, Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı işbirliğinde başlatılan “Ülkem İçin Fonu”ndan elde edilen gelir ile proje özelinde sosyal sorumluluk çalışmaları gerçekleştiriliyor. Bugüne kadar fondan elde edilen gelir ile proje kapsamında 4 ilköğretim okulunun fiziki şartları iyileştirildi. Koç Holding, Tohum Otizm Vakfı işbirliğinde, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Beylikdüzü Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi’nde görev yapan eğitimcilerin eğitimi ve yine Beylikdüzü ilçesinde bulunan 20 okulda Kaynaştırma Eğitimi Çalışmaları gerçekleştirmek üzere çalışmalar tamamlandı. Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri tarafından geliştirilen Sessizliği Oku Projesi’ne destek olundu. Proje kapsamında; 0-6 yaş dilimi içindeki işitme engelli çocukların dil gelişimine katkıda bulunmak ve 15 yaş üstü işitme engelli yetişkinlerin Türkçe bilgilerini geliştirmek amaçlandı. Ayrıca Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü ile işbirliği içinde 250 emniyet mensubunun katıldığı bir eğitim düzenlendi. Tüpraş, Kocaeli’nde görevli 300 kamu personeline işaret dili eğitimi verilmesini sağlayarak projeye katkı sağladı. Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan aldığı fonla, Engelli Çocuk ve Ailelerine Destek Merkezi (EÇADEM)’ni hayata geçirdi. Şirketlerimizin İnsan Kaynakları prosedürleri de engelli bireylere yönelik olarak yeniden düzenlendi. Koç Holding, Arçelik, Demir Export, Divan, Koç Finans,Koç Üniversitesi, Ram Dış Ticaret, Aygaz, Yapı Kredi, Ford Otosan, Otokar, Opet, AES Entek ve Amerikan Hastanesi oryantasyon programlarına “Engelliliğe Doğru Yaklaşım” eğitimlerini ekledi. Projenin ikinci uygulama ayağı olan Ülkem İçin Elçisi olan bayilerimiz aracılığıyla gönüllü olan 36 ilde 71 farklı ilköğretim okulunda “Engelliliğe Doğru Yaklaşım” eğitimleri düzenlendi. AYDER’in eğitmenleri tarafından verilen bu eğitimlere çoğunluğu öğrenci olan 22.500 kişi katıldı. Aynı zamanda Ülkem İçin Elçilerimizin desteğiyle yerel sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte faaliyet gösterdikleri il genelinde engelli bireylerin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yapıldı.

"Ülkem İçin" Projesi 2012 ve 2015 Uygulaması"nda neden engellilik konusu?

Devlet Planlama Teşkilatı ve Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre ülke nüfusunun %12,29’u engellidir. Bu oran, son nüfus sayımına göre 8.431.937 kişiye karşılık gelmektedir. Günlük yaşantımızda, cadde ve sokaklarda çok sayıda engellilik kişi ile karşılaşmamamızın nedeni, engelli kişilerin mevcut olmaması değil, bu kişilerin dış mekânlardan yardım almadan faydalanabilmelerinin çoğu durumda olanaksız olmasıdır. Engelli insanlar fiziki mekâna ulaşma, mekânı kullanma ve mekândan ayrılma konularında, erişebilirlik açısından kısıtlamalar ile karşılaşmaktadır. Bu fiziki kısıtlamalar nedeniyle de eğitim ve çalışma hayatına katılımları oldukça güçleşmektedir. Sosyal yaşam alanlarının hareket edebilirliklerini kısıtlaması, işyerlerinde engellilere uygun ortamın yaratılamaması ve engelli istihdamına olan talebin oldukça sınırlı olması gibi nedenlerle, her 5 engelliden yalnızca 1’i işgücü piyasasında yer alabilmektedir. Kurucumuz merhum Vehbi Koç’un “Ülkem varsa ben de varım” felsefesi ile hayata geçirdiğimiz projelerde Koç Holding olarak her konuda üzerimize düşeni yapmayı bir sosyal sorumluluk olarak kabul ediyoruz. Bu doğrultuda güçlerimizi birleştiriyoruz.

Koç Topluluğu’nun Kurumsal Sosyal Sorumluluk Politikası Nedir?

Koç Topluluğu, çalışanlarıyla birlikte, müşterilerinin memnuniyetini sağlayarak sağlıklı gelişmeyi, evrensel kalite ve standartlarda ürün ve hizmetler sunmayı amaçlar. Bu suretle ülkesi, müşterileri, ortakları, bayileri ve yan sanayii için güvenilirlik, devamlılık ve saygınlık simgesi olmayı hedefler. Sosyal sorumluluklarını çeşitli projeleri bizzat yöneterek, diğerlerine katkıda bulunarak ve sivil toplum örgütlerinin çalışmalarını destekleyerek sürdüren Topluluğumuz, kurucusu Vehbi Koç’un “Ülkem varsa, ben de varım” sözünden hareketle Türkiye'nin toplumsal gelişimine katkıda bulunmaktadır.

Özürlülere Ayrımcılık Uygulanmamasına İlişkin Yasal Bir Düzenleme Mevcut mudur?

Türk Ceza Kanunu'nun 122'inci maddesinde; " Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak; a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hâllerden birine bağlayan, b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden, c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen, Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir." denilmektedir. 5378 Sayılı Özürlüler Kanunu'nun 41'ıncı maddesi ile "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 122 inci maddesinin birinci fıkrasında geçen "dil, ırk, renk, cinsiyet," ibaresinden sonra gelmek üzere "özürlülük," ibaresi eklenmiştir.

Renk körleri neleri görebilir?

Renk körleri kırmızı-yeşil ya da sarı-mavi renklerini ayırt etme zorluğu yaşar. Örneğin turuncu ve kırmızı olan bir nesneyi renk körü sadece turuncu olarak görür. Bu kişi, her şeyi ya turuncu, ya da sadece kırmızı olan bir cismi gri olarak görür. Ancak, renk körü insanların görme düzeyleri bunun dışında gören biriyle aynıdır ve bu insanlar televizyon izlemek, okumak ya da diğer görsel etkinlikleri gören biriyle aynı şekilde gerçekleştirebilir.

Körler de rüya görür mü?

Tıpkı herkes gibi körler de rüya görür. Ancak rüyalarında da normal hayatlarında nasıl yaşıyorlarsa görme düzeyleri aynıdır. Yani hiç görmeyen rüyasında da kördür. Ancak görme yetisini sonradan kaybetmiş insanlar belli bir süre rüyalarında görebildiklerini söylemektedir.

Görmeyen kişilerin çocukları olabilir mi?

Görmeyenlerin çocuklarının da kör doğacakları ya da sonradan kör olacakları gibi bir zorunluluktan söz edilemez. Ancak çocuğun da aynı göz koşullarıyla dünyaya gelmesine sebep olabilecek çeşitli kalıtsal eylimler bulunabilir. Bu bir genetik doktoru tarafından belirlenebilir.

Hiç görüşü olmayan insanlar nasıl yemek yapar?

Görmeyen biri yemek pişirmeyi öğrenirken, bu sırada alternatif duyu organları çok yararlı olabilir. İnsanlar güvenli yemek pişirmenin farklı tekniklerini öğrenebilir. Ocak, mikro dalga fırın ve mikser gibi araçların düğmeleri bunların çeşitli ayarlarını anlayabilmek amacıyla dokunarak anlayacak şekilde etiketlenebilir. Kaplara içlerindekini anlamak amacıyla büyük puntolarla yazılı ya da Braille etiketler yapıştırılabilir. Yemek pişirmeyi daha kolay ve güvenli hale getiren uzun fırın eldivenleri, sıvı seviye göstergeleri (sıvının taşmaması içinde belli bir seviyeye geldiğinde ses çıkaran bir araç) ve çift taraflı spatula gibi mutfak araçları bulunmaktadır.

Kaynaştırma Programında Devam Eden Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrencilerin Başarı Durumları Nasıl Değerlendirilir ?

Bu öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla ve kısa süreli sınavlar yapılır.

Görmeyenler televizyon ve film izler ve izlemekten hoşlanırlar mı?

Görmeyenler de herkes gibi bu aktiviteleri yapar ve bunlardan hoşlanır. Televizyon ve film izlerken, o an konuşan karakterin sesi ve programlardaki çeşitli sesli işaretler gibi ip uçlarından yararlanırlar. Ayrıca gören biriyle, o an görüntüde ne olduğunun konuşulmasıyla da görselliğin getirdiği bilgi eksiklikleri kapatılmaktadır. Son dönemlerde dünya da sesli tarif adı verilen, ve film ve programlardaki görsel sahnelerin aralardaki konuşma dışı boşluklarda arka plandaki bir ses tarafından anlatılmasını kapsayan sistemler gelişmektedir. Ülkemizde henüz örneği görülmeyen bu sistemlerin daha da gelişmesiyle film ve televizyon izleme önündeki bir çok engel ortadan kalkacaktır.

Kör olan insanlar görenlerden daha mı iyi duyarlar ya da diğer algıları daha mı güçlüdür?

Halk arasında böyle bir yanlış inanç bulunmaktadır. Ancak yönelge ve pratik yapma kör olsun olmasın herhangi bir kişinin dinleme, sesleri ayırt edip yorumlama ve diğer algılarını daha iyi kullanabilme yeteneğini güçlendirebilir.

Tek Gözü Olanlar (Monoküler) Sürücü Belgesi Alabilir mi?

26 Eylül 2006 tarih ve 26301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik"de belirtilen usul ve esaslar dahilinde tek gözlüler ehliyet alabilmektedir.

Özürlü Bireyin Ailesine Yönelik Eğitim Hizmetleri Nasıl Verilmektedir?

Aile eğitimi tüm eğitim kademelerindeki özürlü bireyin eğitimine katkı sağlamak "rehberlik ve danışmanlık" hizmetlerini içeren bir eğitimdir. Aile Eğitim Hizmetleri Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Özel Eğitim okul ve Kurumları, kaynaştırma uygulamaları yapılan okullar tarafından hazırlanan ve yürütülür. İhtiyaç halinde bu hizmet evlerde de yürütülebilir.

Kaynaştırma Programında Devam Eden Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrencilerin Başarı Durumları Nasıl Değerlendirilir ?

Bu öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla ve kısa süreli sınavlar yapılır.

Üniversite Sınavına Giren Özürlü Öğrenciler İçin Ne Tür Kolaylıklar Sağlanmaktadır?

Üniversite sınavına giren özürlü öğrenciler için gerekli fiziksel düzenlemeler yapılmaktadır. Ortopedik ve görme özürlüler için uygun düzenlenmiş sınav mekanları hazırlanmakta, görme özürlüler ve az görenler için 30 dakikalık ek sınav süresi verilmekte, sınav sorularını okuyacak ve söylenecek yanıtları yazacak uygun eğitimde ve düzgün diksiyonlu "yardımcı refakatçi" eşliğinde sınava girme olanağı tanınmaktadır.

"Özel Eğitime Gereksinim Duyan Öğrencilerin Okullara Erişiminin Sağlanması İçin Ücretsiz Taşınması Projesi" nedir? Proje kapsamında hangi öğrencilerin ücretsiz taşınması gerçekleştirilmektedir?

Özel Eğitime Gereksinim duyan Öğrencilerin Okullara Erişiminin sağlanması için Ücretsiz Taşınması Projesi özel eğitime gereksinim duyan çocukların okullara erişiminin ücretsiz sağlanması ile eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve özürlü öğrencilerin okumaya teşvik edilmesi amacıyla Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel tarafından hazırlanmıştır. Proje kapsamında 2006-2007 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki; - Görme Engelliler Okullarından 184 - İşitme Engelliler Okullarından 1.943 - Ortopedik Engelliler Okullarından 67 - Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi-Anasınıfından 460 - Zihinsel Engelliler Okullarından 11.615 - Özel Eğitim Sınıflarından 8.921 olmak üzere toplam 24.118 özel eğitim gerektiren öğrenci ücretsiz taşınacaktır. Proje toplam öğrenci sayısının 27.000 olacağı tahmin edilerek planlanmıştır.

Özürlü olduğumdan dolayı, özür oranımı ve özür bilgimin nüfus cüzdanında yer almasını istemiyorum, sosyal haklardan nasıl yararlanacağım?

Özürlü oranlarının nüfus cüzdanlarına işlenmesi uygulaması yerini 19.07.2008 tarihli ve 26941 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Özürlüler Veri Tabanı Oluşturulmasına ve Özürlülere Kimlik Kartı Verilmesine Dair Yönetmelik " ile Özürlü kimlik kartları verilmesi uygulamasına bırakmıştır. Kimlik kartı çıkarmak için Valiliklere (İl Sosyal Hizmetler Müdürlüklerine) müracaat etmek gerekmektedir.

Oturulan Konutta Özüre Uygun Düzenlemeler Yaptırılabilir mi?

Kat mülkiyeti yasasına tabi olan apartman, site vb. konutlarda yaşayan kişiler getirilen yasal düzenleme ile özürüne uygun düzenleme yaptırma olanağına sahip olmuşlardır. 5378 sayılı Yasanın 19. maddesinde; "Madde 19- 23.6.1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Özürlülerin yaşamı için zorunluluk göstermesi hâlinde, proje tadili kat maliklerinin en geç üç ay içerisinde yapacağı toplantıda görüşülerek sayı ve arsa payı çoğunluğu ile karara bağlanır. Toplantının bu süre içerisinde yapılamaması veya tadilat talebinin çoğunlukla kabul edilmemesi durumunda; ilgili kat malikinin talebi üzerine bina güvenliğinin tehlikeye sokulmadığını bildirir komisyon raporuna istinaden ilgili mercilerden alınacak tasdikli proje değişikliği veya krokiye göre inşaat, onarım ve tesis yapılır. İlgili merciler, tasdikli proje değişikliği veya kroki taleplerini en geç altı ay içinde sonuçlandırır. Komisyonun teşkili, çalışma usûlü ile özürlünün kullanımından sonraki süreç ile ilgili usûl ve esaslar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenir" hükmü eklenmiştir. Ayrıca Yasa hükmünde sözü edilen komisyonun kuruluş ve çalışma usülleri ile ilgili "Yapılarda Özürlülerin Kullanımına Yönelik Proje Tadili Komisyonları Teşkili, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" 22 Nisan 2006 tarih ve 26147 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Engelliler için erişebilirlik nedir?

Erişilebilirlik, Birleşmiş Milletler tarafından “engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini, yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi teknolojilerine dahil olacak şekilde, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak” olarak tanımlanmaktadır.

Engellilik nedir?

Uluslararası İşlevsellik, Engellilik ve Sağlık Sınıflandırması’na göre, engellilik bir şemsiye kavram olarak, sakatlık, faaliyet sınırlılığı ve katılım kısıtlılığını kapsamaktadır. Engellilik, sağlık sorunları (beyin felci, down sendromu v.b.) olan bireylerin kişisel ve çevresel faktörlerle (negatif tavırlar, erişilemeyen ulaşım ve kamu binaları, sınırlı sosyal destek v.b.) etkileşimlerinde ortaya çıkan olumsuz durumları ifade eder.